Karşılıksız Bırakılan Çekler İle İlgili Sanık Yargılamalarında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Giriş
Çek, ticari hayatın en önemli ödeme araçlarından biridir. Çek keşide edenin, çekin karşılığını ödeme günü geldiğinde banka hesabında bulundurması zorunludur. Aksi takdirde, karşılıksız çek düzenlenmiş sayılır ve çek hamilinin başvurusu ile birlikte hukuki ve cezai süreçler devreye girer. Çek Kanunu‘nda karşılıksız çek düzenlenmesi suç olarak düzenlenmiş ve çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür. Ancak karşılıksız çek düzenleyen sanıklar hakkında yapılacak yargılamalarda, birçok hukuki hususa dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu yazıda, karşılıksız çek düzenlenmesi ile ilgili yargılamalarda dikkat edilmesi gereken noktalar ve hukuki değerlendirmeler ele alınacaktır.
- Çekin Hukuki Niteliği ve Karşılıksız Çek Düzenleme Suçu
Türk Ticaret Kanunu’nun 780. maddesine göre çek, belirli bir bedelin ödenmesi amacıyla bankaya hitaben düzenlenmiş, ödeme taahhüdü içeren kıymetli evraklardan biridir. Çek, hem bir ödeme aracı hem de bir borç ilişkisinde güvence niteliği taşır. Çekin düzenlenmesi ile çek hamiline, çekte belirtilen bedelin banka tarafından ödeneceği taahhüdü verilir.
Çek Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca, çek karşılığının bankada bulunmaması halinde bu durum suç teşkil eder. Bu suça ilişkin yargılamalar sonucunda, sanık hakkında adli para cezası veya belirli süreli çek düzenleme yasağı gibi yaptırımlar öngörülür. Çek düzenleyen kişinin, çekin karşılığını ödeyememesi durumu, Türk Ceza Kanunu’ndaki dolandırıcılık veya hileli iflas gibi diğer suçlardan ayrı olarak düzenlenmiş olup, doğrudan çek düzenlemeye özgü bir suç tipidir.
- Sanık Yargılamalarında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
- a) Çekin Yasal Süre İçinde Bankaya Sunulup Sunulmadığı:
Karşılıksız çek suçunun oluşabilmesi için öncelikle çekin yasal süresi içinde bankaya ibraz edilmesi gerekmektedir. Türk Ticaret Kanunu’nun 796. maddesi gereğince, çekin yasal ibraz süresi, çekin keşide edildiği yere göre farklılık gösterir. Çek, düzenlendiği yer ile ödeme yerinin aynı olduğu durumlarda 10 gün, farklı olduğu durumlarda ise 30 gün içinde bankaya sunulmalıdır. Bu süreler içinde bankaya ibraz edilmeyen çekler, karşılıksız çek olarak nitelendirilemez ve bu durumda suç unsuru oluşmaz.
- b) Çekin Keşide Yeri ve Tarihi:
Çekin keşide yeri ve tarihi, yargılama sürecinde oldukça önemli bir rol oynar. Çekin düzenlenme tarihinin ileriye dönük (postdate) olması durumunda, çekin vadesinden önce bankaya sunulması halinde karşılıksız sayılmayacağına dair bazı tartışmalar söz konusudur. Ancak yerleşik yargı kararlarına göre, çek vade içermeyen bir kıymetli evrak olup, ileriye dönük düzenlenen çekler de bankaya sunulduğunda ödeme günü olarak o gün değerlendirilir. Bu nedenle, çekin ileri tarihle düzenlenmiş olması, sanığın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
- c) Çek Karşılığının Bankada Bulunup Bulunmadığı:
Karşılıksız çek düzenleme suçunun varlığı için, çekin ibraz edildiği tarihte bankada yeterli karşılığının bulunmaması gereklidir. Bankada kısmi bir karşılık bulunması durumunda, sadece çekin karşılıksız kalan kısmı için cezai sorumluluk doğar. Çek Kanunu’na göre, çekin karşılığının kısmen veya tamamen ödenmemesi durumunda, çekin karşılıksız kısmı üzerinden yaptırım uygulanır.
- d) Sanığın Kastının Araştırılması:
Sanık yargılamalarında, çek düzenleme aşamasında sanığın kastı büyük önem taşır. Sanığın çek düzenlerken, çekin karşılığını ödeyemeyeceğini bilip bilmediği veya ödeme yapmamak amacıyla hareket edip etmediği araştırılmalıdır. Eğer sanık, çek düzenlediği sırada çekin karşılığını ödeyebileceğini düşünmüş ancak öngörülemeyen nedenlerle çekin karşılığı sağlanamamışsa, bu durum dikkate alınarak cezai sorumluluğu azaltılabilir.
Yargıtay içtihatlarında, çekin düzenlenmesi esnasında çek karşılığının bankada bulunmaması durumunda dahi sanığın kastının değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Eğer sanığın iyi niyetli olduğu ve karşılıksız çek düzenleme kastı taşımadığı kanıtlanabilirse, ceza indirimi yapılabilir veya beraat kararı verilebilir.
- Karşılıksız Çek Suçunda Cezai Yaptırımlar
Karşılıksız çek düzenleme suçu, hapis cezası gerektirmeyen suçlar arasında yer almaktadır. Çek Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca, karşılıksız çek düzenleyen sanık hakkında adli para cezası verilir. Bu ceza, çek bedelinin karşılıksız kalan kısmı üzerinden hesaplanır ve her bir çek için ayrı ayrı değerlendirilir. Ayrıca, sanığa çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı getirilir. Bu yasak, sanığın belirli bir süre boyunca ticari hayatta çek kullanmasını engeller.
Cezai süreçte sanık, karşılıksız çek bedelini tamamen ödemesi veya çek hamiline gerekli tazminatı sağlaması halinde, CMK 231 gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilebilir ve sanık bu suçtan dolayı cezalandırılmayabilir. Ancak, sanığın bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda, adli para cezasının ödenmesi ve çek düzenleme yasağının uygulanması kesinleşir.
- Karşılıksız Çek Suçuna İlişkin Yargı Kararları
Yargıtay, karşılıksız çek düzenleme suçuna ilişkin verdiği kararlarda, sanığın kastını ve karşılıksız çekin düzenlenme koşullarını dikkatle incelemektedir. Yargıtay kararlarında sıkça vurgulanan husus, çekin düzenlenme tarihinin, ibraz süresinin ve karşılıksız çek düzenleme kastının yeterince araştırılmasıdır. Eğer sanığın çek düzenleme sırasında kastının bulunmadığı ispatlanırsa, cezai sorumluluğunun hafifletilmesi veya beraat kararı verilmesi mümkündür.
Örneğin, Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin verdiği bir kararda, çek düzenleyenin ekonomik koşullarının ani bir şekilde bozulduğunun ve çekin karşılığını ödemek için gerekli çabayı sarf ettiğinin ispatlanması durumunda, sanığın iyi niyetli olduğu ve cezanın düşürülmesi gerektiği belirtilmiştir.
- Hukuki Süreçte Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
Karşılıksız çek suçundan yargılanan sanıklar, savunmalarını yaparken birçok noktayı göz önünde bulundurmalıdırlar. İlk olarak, çekin yasal süreler içinde bankaya ibraz edilip edilmediği, sanığın çek düzenleme kastı, çekin karşılığının neden bulunmadığı gibi hususlar savunmada detaylı olarak ortaya konmalıdır. Ayrıca, sanığın ekonomik zorluklar nedeniyle çekin karşılığını ödeyememesi, iyi niyetli olduğu yönünde savunma yapılmasına olanak tanır. Çek bedelinin ödeme taahhüdünün yerine getirilmesi, sanığın cezai sorumluluğunu hafifletebilir veya beraatini sağlayabilir.
Sonuç olarak, karşılıksız çek düzenlenmesine ilişkin yargılamalarda dikkat edilmesi gereken birçok hukuki nokta bulunmaktadır. Çekin bankaya ibraz süresi, karşılık durumu, sanığın kastı ve cezai sorumlulukların değerlendirilmesi yargılamada belirleyici unsurlardır. Ayrıca, sanıkların cezai yaptırımlardan korunabilmesi için, çek düzenleme sürecindeki iyi niyetlerini ortaya koymaları ve karşılıksız çek bedelini ödemek için girişimde bulunmaları büyük önem taşır.